Google Fonts JSON file does not found.Google Fonts JSON file does not found.Google Fonts JSON file does not found. ÇELİKCE Architecture / Mimarlık Mühendislik Danışmanlık News - ÇELİKCE Architecture
ÇELİKCE Mimarlık Müh.Dan.İnş.San.Tic.Ltd.Şti.  

Makaleler

MİMARLIK VE DANIŞMANLIK

Kaldırımlar ve Otoparklar Medeniyet Değil midir?

Bulunduğumuz coğrafyada şehirleşmede unutulmuş ya da en son el atılan kaldırımlar ve otoparklardır. Yollar gibi kaldırımlar ve otoparklar da medeniyet ölçütü değil midir?

Şehir yaşamının büyük sorunlarından biri yayalar için güvenle dolaşmak; araçları olanlar için ise kaldırımları işgal etmeksizin park etmektir. Her iki talep de günümüz kentleri için önemli birer sorun niteliğindedir.

PARK sorunundan başlayacak olursak;

Hepimizin bildiği gibi nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu şehirlerde park alanları yetersizdir. Bu nedenle, özellikle büyük kentlerde araçların ana ve ara arterlerin her iki yanına ve çoğu kez de kaldırımlaraa park edildikleri dikkati çekmektedir. Bu durum, yaya dolaşımını güçleştirmekte, görüntü kirliliğini artırmakta ve acil durumlarda geçiş üstünlüğüne haiz araçların müdahalesine olanak bırakmamaktadır.

Ayrıca bu durum benzeri mekanlardaki yetersizlik nedeniyle yetmemiş gibi gelişigüzel park edişler, ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Yayalar ve engelli vatandaşlar açısından da ulaşım, ulaşılabilirlik imkansız olmakta. Yerel yönetimlerin acil eylem planlarında yer alması gereken sorunlardan biri de kaldırım ve otopark sorunudur. Önlenemez şekilde büyüyen bu sorulara çözüm üretmek yalnızca belediyenin sorumluluğu da değildir. Vatandaş olarak bizler de üstümüze düşeni yapmalıyız. Belediyelerin projelendirdiği çalışmaların hayata geçmesi için katkı sağlamamız gerekir. Yaptığımız yapılarda yukarıda bahsi geçen ihtiyaçları uygulamak durumundayız. Şehirdeki yeni yapılaşmalarda araç park alanlarının olmaması ayrı bir tartışma konusu ve önlem alınmazsa sorunun ileriki yıllarda daha da artacağını göstermektedir. Belediye imar ve denetim ekibinin şartnamelerinde bu hususun mutlak olgunlaştırılması gerekmektedir. Belediyelerin geçici çözümler ile bazı caddelerdeki yol kenarlarını düşük fiyat ile paralı hale getirmesi cadde düzeni açısından az da olsa katkı sağlayabilir. Ancak bu da sürekli artan araç sayısı karşısında uzun vadeli bir çözüm olmayacaktır. Bu konuda yerel yönetime vatandaş olarak destek vermezsek şehir trafiği iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Gelelim kaldırım olayına;

Hepimizin yaşamında yeri vardır kaldırımların. Kelime olarak basit algılasak da, hayati öneme sahiptir kaldırımlar. Oysa kaldırıma basmadan bahçemize hanemize ve iş yerimize girebilir miyiz? Tabii ki de hayır fakat çevre düzeni ve şehirleşmede olmazsa olmaz olan kaldırımlar insanların hayatına mâl olabilecek bir özelliği kazanmış durumda. Her işyerinin önünde ayrı bir kaldırım yüksekliği ve yetmezmiş gibi basamaklar da hendekten atlayacakmışız gibi karşımıza çıkmakta. Normal bir insan için ulaşılabilir olmayan kaldırımlar, engelli vatandaşlarımızın da kabusu olmuştur.

İnsanlarımız kaldırımlarda yürümekte oldukça zorluk yaşıyor. Şehrin her yerinde birçok esnaf yayalar için yapılan kaldırımları dükkânlarına katmış durumda. Buna kaldırımlara konan merdivenler, market rampaları, ptt panoları ve klima kabinlerini eklediğimizde kaldırım diye bir şeyin olmadığını görüyoruz. Halbuki bu tür ilaveler kaldırım üstüne değil de işyerinin içine yapılması gerekiyor. İşyeri küçülmesin diye kaldırımlara yapılan merdiven vb ilaveler yayaların yürüyüş alanını gasp ediyor.

Vatandaş, kapatılan kaldırımlar karşısında yolda cambazlık yapmak durumunda kalıyor. Çıkan görüntü esnafın da bakış açısının değiştiğini gösteriyor. Çünkü esnaflar dükkânın içinden çok ürünlerinin dışarıda ilgi gördüğüne, “ürünleri kaldırıma koyarsam daha çok satarım” düşüncesine inanıyor. Ancak kaybedenin kendisi olduğunun farkında değil aslında. Bundan dolayı birçok vatandaş ailesini yanına alıp alışveriş merkezlerine gitmeyi tercih ediyor.

Vatandaş da haklı! Kaldırımlar ve yol kenarları işgal altında! Vatandaş eşini çocuğunu alıp, yolda arkasından gelen araçların korna eşliğinde mi yürüsün? Ya da daracık bir kişinin geçebileceği şekilde kapatılmış kaldırımlarda kuyruk kuyruğa mı yürüsün? Vatandaşlarımızın haklarını ihlal eden esnaflara müsade edilmemeli, kaldırımlara ve yollara malzeme bırakılmamalı.

Sonuç olarak;

Çarpık yapılaşmanın devam etmesi, şehrin yeniden yapılanmasında eski binaların yerini alan yeni binalarda da otoparkların yapılmaması, araç sayısının buna paralel olarak artması ileride trafiğin oldukça sıkışacağını ve yolların yetersiz kalacağının işaretidir. Kaldırım işgallerinin önüne geçmek için kararlılık şart olmadığı sürece yapılan denetimlerin hiçbir işe yaramayacağını görülüyor. Vatandaş ve esnaf olarak duyarlı davranmadığımız zaman bu sorunun da çözümsüz kalacağını gösteriyor. Güzel bir şehir istiyorsak belediye hizmetlerine engel yapıları revize etmeliyiz. Demek oluyor ki yanlızca belediyeyi değil, kendimizi de sorgulamalıyız.

 

Kaynak: http://www.arkitera.com/gorus/604/-kaldirimlar-ve-otoparklar–medeniyet-degil-midir_

MİMARLIK VE REKREASYON

Diyadin Kanyonu ve Turizm Potansiyeli

Kaplıcalarıyla dikkatleri üzerine çeken Diyadin kentimizin Murat kanyonu ya da bilinen diğer adıyla Ihlara vadisi, farklı manzarası, doğal güzelliği ve kent ekonomisi ile yerli ve yabancı turizime nasıl açılabilir.?

Çoğunlukla bölge ve yerli halkın ilgi gösterdiği Diyadin kaplıcaları fazla modern olmamakla beraber halkın istifadesine sunulmakta ve ihtiyaca kısmen de olsa cevap verebilmektedir. Kentin geçim kaynağı genel olarak tarım ve hayvancılık olsa da kente ekonomik açıdan büyük katkılar sağlayacak kaplıca turizmi fazla gelişmemiş ve gerekli alt yapı kapsamlı şekilde çözülmemiştir.

Diyadin kentimizin Doğa harikası Murat kanyonu`nun turizime kazandırılması birçok alana etki edeceğinden kent ekonomisine de katkı sağlayacaktır. Bu farklı ilgi odağı kente,  kültürel ve sosyal alandada sempati kazandıracağı gibi, projelerin ivedilikle hayata geçirilmesi ile yıllarca birçok konuda zorluk çeken bölge halkının hakettiği kalkınma, yenilik ve cazibe ile modernleşmede büyük yol katedecektir.

Murat kanyonu ilçe merkezinin batısında yer alan yüksekliği  50 metreyi bulan  ortasından geçen  Nehir ile her mevsiminde bambaşka güzelliklere bürünmektedir. İçinde aktığı düz ve geniş tabanlı Ihlara vadisi, bıçakla kesilmiş gibi duran dik yamaçları ve yeşil doğasıyla  büyülemektedir. Murat Kanyonu, Diyadin lavı olarak adlandırılan ve bölgesel volkanizma  sonucu türemiş bazalt akıntısının paleo vadiyi (volkanizma öncesi oluşmuş yaşlı vadi)  doldurmasından sonra gelişen atmosferik etkilerle meydana gelmiş bir morfolojik yapıdır. Nehir bazalt içine derinliği  50  metre kadar kazılmış bu vadi  içinden menderesler yaparak akmakta ve genişliği  150 metreye ulaşmaktadır.

Diyadin Murat kanyonu taşlıçay ilçesine kadar devam eden dik yamaçları ve manzarası ile büyülemektedir. Çeşitli zengin bitki örtüsünün varlığı manzarayı tamamlayan bir başka unsur olarak dikkati çekiyor.

Diyadin kaplıcaları yolu üzerinden de görünen kanyon, kaplıcaya gelecek ziyaretçilerin ilgisini çekebilecek nitelikte olduğu gibi elverişli iklim şartlarıyla her mevsimde turizim hareketleri için coğrafi yapının değerlendirilebilir turizim potansiyeline sahiptir. Bölgenin önde gelen Doğubayazıt kenti turizimi ile Diyadin Ihlara vadisi turizimi, paralel ortak çalışmalar ile bölgenin turizim aktivitesinin çeşitlenmesinde büyük potansiyel sağlayabilir.

Kanyo`nun doğasına uygun peyzaj düzenlemeleri, günübirlik piknik alanları, alçak katlı bölge mimarisine uygun ticari yapılar, köy evi oteller, ahşap konaklama evleri, ahşap kamelyalı kafeler, doğal şelale, açık ve kapalı kaplıca yüzme havuzları açık hava tiyatro mekanları, sosyal faliyet alanları gibi bağımsız ve ortak kullanım alanları oluşturulmasıyla turistik ve günübirlik ziyaretler açısından oldukça hareketlilik sağlanabilir, başta kent ekonomisi olmak üzere bölgeye önemli bir sosyal dinamizim kazandırılabilir. Ihlara vadisine göre daha çok tanınan ve termal tedavi maksadıyla sadece yöre insanları tarafından istifade edilen Diyadin termal kaynağı`nın bölgedeki mevcudiyeti bu projeye dahil edilerek yerli ve yabancı turizim hareketleri canlandırılabilir. Diğer bir ifadeyle termal kaynak ve kanyon yeni bir bölgesel planlama ve teşvik desteği ile gündeme alınmalı, mevcut yapılar bu proje kapsamında kentsel dönüşüm hamleleriyle paralel olarak hayata geçirilmelidir.

Ulaşım açısından farklı bir ilgi odağı olacak adrenalin tutkunlarının`da ilgisini çekecek, yaya amaçlı asma köprü,teleferik, yamaç paraşütü ve kanyon yamaçlarına tırmanma sporları da ayrı bir zenginlik katacaktır.  Ayrıca kanyon vadisi boyunca yapılacak su kanalı yaz sezonlarında küçük su kayıkları,deniz bisikletleri v.b aktivitelerle hizmet vereceği gibi,aynı su kanalı kış turizminde paten kayma pisti olarakta her mevsim değerlendirilebilir proje özelliği ile ön plana çıkmış olur. Benzeri eklenebilecek  birçok sosyal kültürel aktivite alanları bu projede hayata geçirilebilir.

Bahsetmiş olduğumuz bu projeler, doğal çevre ve yerel mimariyle uyumlu olmalı, bölgedeki tarihsel yapıların özgün çizgilerini taşımalı, kalıcı mimari örnekler niteliğinde olmalı ve dokusal harmoni göstermelidir. Proje finansmanın elverdiği ölçüde etap etap, zamana yayılmalı ve hayata geçirilmelidir. Yerel doğal malzemenin kullanımına özen gösterilmeli, yapay malzemeden kaçınılmalı ve proje gelecek kuşakların gurur duyacağı  anıt eser karakteri taşımalıdır.

 

Kaynak:http://www.dogubayazitgazetesi.com/kose-yazilari/diyadinkanyonuveturizmpotansiyeli-453.html

MİMARLIK VE TARİH

URARTU MEDENİYETİ VE DOĞUBAYAZIT TURİZMİNDEKİ ÖNEMİ

Bilindiği üzere medeniyetlere ev sahipliği yapmış topraklarımız Urartu uygarlığı sınırları içinde yer almıştır.
Urartu devletinden kısaca söz edecek olursak, ilk çağda (M.Ö 900-M.Ö 600) bölgemizde yaşamış bir medeniyettir. Başkenti Tuşba yani günümüzde ki Van ilimizdir. Mimaride maden işletmeciliği,kaya oymacılığı,kabartma sanatı ve taş işçiliğinde oldukça ileri gitmişlerdir.Su kanalları,bentler,tapınaklar,kaya mezarları,kaleler,saraylar yapmışlardır. Doğubayazıt`da Urartu Uygarlığının izlerini taşımasına rağmen, malesef turizimde ve tarih kayıtlarında hak ettiği ilgiyi ve yeri almamıştır.
Bölgeye jeolojik yönüyle baktığımızda, Doğubayazıt coğrafyası jeolojik özelliği ve tektonik gelişim sonucu büyük kırık sistemlerinden etkilenmiş ve bunun sonucu volkanik etkinlik oluşmuştur. Ağrı dağı ve Tendürek volkanları bu dönemde ortaya çıkmıştır. Literatürde Doğubayazıt fayı ve Balık gölü fayı olarak bilinen,kırıklar halen aktivitesi devam eden ve zaman zaman deprem üreten önemli iki fay sistemidir.Bu yer hareketleri sonucu bölgedeki morfolojik yapı şekillenmiştir.
Bahsetmek istediğim konu olan Kalus dağı, yukarıda açıkladığım olaylar sonucu bugün ki şeklini kazanmış, önemli bir yükseltidir. Bu bölge dikkatle incelendiğinde, Kalus dağında Urartu medeniyetine ait olan mezarlar ve diğer sığınma amaçlı yer altı boşluklarının yer aldığı dikkati çekmektedir.
Doğubayazıt`ın yerleşim tarihi ve medeniyet geçmişi açısından,önemli bir ipucu olan bu yapılara kentin birçok yerinde rastlanmaktadır fakat fazla tanınmamaktadır. Doğubayazıt Kazan köyünde bulunan Kalus dağı”Urartu mezarlığı” diğer yapılar gibi gerekli ilgiyi görmemiştir.
Bir önceki yazımda da dile getirdiğim üzere, bu tarihi izler şehirimize önemli bir değer katmaktadır. Bilinen turistik tarihi mekanların yanında, Urartu kalıntılarınında kent zenginliğine ve turizm hareketlerine eklenmesi gerekir. Kalus dağının”Urartu mezarlığı” Doğubayazıt`ın tarihi geçmişi açısından önemi büyüktür.Bu nedenle en belirgin izlerin rastlandığı, Kalus dağının bölgesel miras sınıfının içerisine alınması ve bu dağda var olan yapıların belgelenmesi,rölövelerinin çıkartılması önem arz etmektedir. İzleyen aşamalarda ise arkeologlar ve tarihçilerin,konu üzerine dikkatlerinin çekilmesi mevcut bilgileri zenginleştirecektir.Bundan daha önemlisi, Doğubayazıt için Kalus dağına dokunulmazlık kazandırmaktır. Diğer bir ifade ile bu bölge ve benzer birçok alan acilen ve öncelikle tarihi sit alanı kapsamına alınmalıdır.
Doğubayazıt ovasına göre daha yüksekte kalan bu bölge, ulaşım ve ziyaret açısından alt yapıya sahip değildir.Turizm hareketleri açısından, Kalus dağı zirvesine ulaşımı ve ziyareti kolaylaştırmak için bir teleferik sisteminin gündeme alınması ve bunun bir an önce hayata geçirilmesi önem arz etmektedir.Teleferik kurulması, küresel ve yerli turist hareketleri açısından ayrı bir ilgi odağı oluşturur. Kentimizin farkındalığına ayrı bir katkı sağlayacak havadan taşıma sistemi (teleferik), küçük ve düşük kapasiteli olmasıyla talebe fazlasıyla cevap verebileceği gibi Kazan köyünede ekonomi ve kültürel katkı açısından çok şeyler katacaktır.
Bu konuda duyarsız ve geç kalınmışsa da, mazlum kalmış bölge halkı olarak kadim kentimizin miraslarını, bölge halkının ortak ekonomisine,kültürüne kazandırmak zorunda olduğumuz gibi yetkililerin bu konuya aciliyetle el atmaları ve önemsemeleri gerekir.

Cengiz ÇELİK/ Yüksek Mimar
celikce.mimarlik@gmail.com

Kaynak: http://www.dogubayazitgazetesi.com/kose-yazilari/urartu-medeniyeti-ve-dogubayazit-turizmindeki-onemi-463.html

MİMARLIK VE DANIŞMANLIK

İŞ GÖRÜŞMESİNE NASIL HAZIRLANILIR? SİZİN İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ MAKALEMİZE GÖZ ATIN.

BiLGi PAYLAŞTIKCA ARTAR
İYİ BİR MÜLAKAT İÇİN YANINIZDA BULUNMASI GEREKENLER
Şöyle düşünün: Hayalinizdeki iş için görüşmeye gidiyorsunuz. İK uzmanıyla el sıkışıp görüşme masasına
oturuyorsunuz. Ancak yanınızda ne bir defter-kalem ne CV’nin bir kopyası ne de şirketle ilgili önceden
aldığınız önemli notlar var. Yani, elleriniz bomboş… Peki, bu durum iş görüşmesinin seyrini nasıl etkiler?
Pek çok aday iş görüşmesine giderken sadece kılık kıyafetine dikkat eder. Ancak iş görüşmesinin çok iyi
gitmesine neden olabilecek farklı araçlar da olduğunu unutmamak gerekiyor. İşte bunları sizin için
derledik.
Yanında ne bir defter-kalem ne CV’nin bir kopyası ne de şirketle ilgili önceden aldığın önemli notlar var.
Yani ellerin bomboş. İşte bu durum iş görüşmesinin seyrini olumsuz etkiliyor.
İş görüşmesi sırasında hazırlıksız durumda kalmamak için, görüşmeye çağrıldığın andan itibaren
hazırlanmaya başlamalısın. İş görüşmesinde iyi bir izlenim yaratmak için ihtiyacın olanları şöyle
sıralayabiliriz:
1. Sunum Dosyası
İş görüşmesine giderken not, belge veya özgeçmişinin kopyası gibi kağıtları derli toplu taşıyabilmek için
öncelikle bir dosya ya da klasöre ihtiyacın var. Bu, senin organize ve düzenli bir yapıya sahip olduğunu
gösterir ki, bu birçok işverenin çalışanlarda aradığı bir özelliktir.
2. Özgeçmiş Çıktısı
İş başvurusunda bulunurken zaten özgeçmişini iletmiştin. Ancak işe alım yetkilisi ya da işveren,
görüşmeye girerken yanında bunun bir çıktısını getirmeyebilir. Bunun sık karşılaşılan bir durum olduğunu
unutma. İşe alım yetkilileri, işverenler ya da birim yöneticileri genelde son derece meşgul insanlardır. Bu
nedenle yanında hemen çıkarıp sunabileceğin birkaç kopya CV olması önemli. Birkaç kopya, çünkü kaç
kişiyle görüşeceğini önceden bilemezsin.
3. Portföy/iş örnekleri
Reklamcılık, gazetecilik, grafik tasarım, mimarlık ya da moda gibi yaratıcı bir sektördeysen, görüşmeye
mutlaka daha önce yaptığın işlerden oluşan örnekler götürmelisin. Bunun yanı sıra bu işlere
müşterilerden gelen olumlu geri bildirimleri de ekleyebilirsin.
4. Referanslar
Eğer görüşmen iyi gider ve işe alım yetkilisi seni işe almaya karar verirse, senden yeniden farklı
referanslar isteyebilir. Referanslarının güncel iletişim bilgilerini içeren bir liste yapıp yanında götürmeyi
unutma.
5. Kalem ve not defteri
Mülakat sırasında not almak birkaç nedenle faydalı olabilir. Birincisi, bu görüşmeyi yapan kişiyi aktif
olarak dinlediğini gösterir. Dahası iş hakkındaki önemli detayları da unutmanı önler. Ancak not alırken
görüşmeyi gerçekleştiren kişi ile göz temasını uzun süre kaybetmemeye dikkat etmelisin.
6. Sorular
İşle gerçekten ilgilendiğini göstermek için, şirketin temel değerlerini, pozisyonun gerektirdiklerini ve
şirketin kültürünü anladığını gösterecek sorular hazırla. Bunlar şöyle sorular olabilir:
-Şirketiniz başarıyı nasıl tanımlar ve ölçer?

-Bu şirkette deneme süresinde yapabileceğim en önemli şey nedir?
-İş arkadaşları arasında işbirliğini teşvik etmek için neler yapıyorsunuz?
-Yöneticiler çalışanlara nasıl geri bildirim veriyor?
7. Gülümseme
İş görüşmelerinde pozitif bir etki bırakmak için gülümsemek çok önemli. Bu yüzden yanında
gülümsemeni de götürmeyi kesinlikle unutma. 🙂

İŞ BAŞVURUSU

MİMARLIK VE TARİH

Tarihsel Ölçekte Doğubayazıt´ın Dikey Yapılaşması

Sancak şehir Doğubayazıt´ın günümüz şehircilik yapılaşmasını bir boyutuyla yorumlamak.

Tarihinde dünya´ya örnek İshak Paşa Sarayı ile taçlanmış sancak Doğubayazıt dikey yapılaşma ile değil,doğal yapısına uygun tarihini ve geleceğini yatay yapılaşmayla yaşatması gereken insan odaklı şehir olmalı.

Modern deyince,sıradışı çılgın yapılar,suni mimari yapılar,gösterişli yüksek binalar değil. Tarihi ve modern Mimariyi harmanlayarak Doğubayazıt´ın doğallığıyla uyuşan bir şehircilik.Yatay da gelişen şehircilik,kendine özgü tarih truzmi,inanç truzmi doğal ve iklim güzelliğinin yanı sıra ticaret truzmi ve esnaflığı ile global bir kimliği olan güzel kentimizin özüne uygun yapılaşmayla yeni nesillere taşımamız,sahip olduğumuz kadar ait olduğumuz tarihimize en güzel vefa borcumuzdur.Doğa içinde doğal olmayan yapılara son vermeliyiz.Medeniyetlere ev sahipliği yapmış kentimizin modernleşme patikalarından geçerken, Organik yapısına uygun İnsan odaklı yaşanabilir şehir olma açısından,Saymış olduğumuz güzellikleri örten,gölgeleyen yüksek binaların (yapıların), Maksimum yükseklikleri belirlenerek hayata geçirilmesi yanında, şimdiden gelecekteki milli ve ekonomik kaybımızında önüne geçmiş oluruz.

Şehircilik ve şehirleşmede, Şehir imar ve projeleri´nin içine alınması gereken sorunlardan bir tanesi olan kentin doğallığını gölgeleyen,Silüetini bozan,Gecmiş ve günümüzdeki yanlış fasat yapılaşmaları Belediyemiz öncelikleri arasına alıp bu çarpıklığı düzeltmelidir.

Bu sorun ve sorunları, Belediyenin tek başına hayata geçirmesi imkansızdır.Kentsel dönüşümde sivil toplum kuruluşları ve geniş katılımlar´dan fikirler alınarak, olgunlaştırılıp ve nihayetinde bölge halkın oyuna sunduktan sonra sonuç doğrultusun´da siyasi aktörlerin desteği ile ortak bir platform´da Devletin kentsel dönüşüme verdiği finasman desteği ile şehircilikte çizilmiş makro planları hayata geçirmekle, güçlü ve statik bir şehir yaşatmış oluruz.

Yaşadığımız 21.yüzyılda, bir Asrı dolduran ülkemizde ayakları üstünde durmaya çalışan yalnız şehrimizin bu çıkmazında,Tarihimize, kendimize, gelecek nesillere, yarınlarımıza yapılacak en büyük iyiliktir.Tozdan dumandan arınmış güzel bir yaşam şehri dileğiyle.

 

Kaynak: http://www.dogubayazitgazetesi.com/kose-yazilari/tarihsel-olcekte-dogubayazitin-dikey-yapilasmasi-455.html

MİMARLIK VE REKREASYON

AĞRI DA BİRÇOK ŞEHİRE NASİP OLMAYAN, AKARSULARIN ÖNEMİ..!!!

Birçok şehire nasip olmamış, içinden ve çevresinden akarsular geçen bir kentde, iç içe olduğumuz kadar mahrum yaşıyoruz.

Ağrı’nın şehirleşmedeki durumunu zaten biliyor ve görüyoruz. Son yıllarda şehir gelişiminde dikkat çeken ilerlemeler, hizmetler olsada bir asırı dolduran günümüz Türkiye’sine yakışmayacak durumdadır. Şehir nüfusunun önemli bir kısmı akşam satlerinde, hafta sonları ve tatillerde eş ve dostlarıyla rahatlıkla gidip zaman geçirebilecekleri güvenli, ekonomik ve nezih mekanlara ihtiyaç duymaktadır. Şehirin akarsular ile çevrili olması adeta kıyı kenti özelliğini taşımaktadır. Değerlendirilebilir akarsular, doğal güzelliği ile çok çiddi bir işlev üstlenmeyi, vizyon proje olmayı hakediyor.


Elimizde bulunan bu tabii varlıklar, bir çok şehirde büyük bütçelerle yapay kanallar yapılarak elde edilmeye çalışılırken, Ağrı ilimizi üç koldan çevreleyen akarsular, ekonomik ve sürdürülebilir yönüyle kültürel, sosyal ve sanatsal hizmete sunulacak alanlar olarak, cazibe merkezi haline getirilebilir. Malesef yıllardır atıl, bakımsız, çevre sağlığı ve temizliği açısından oldukça vahim bir tablo sergileyen, insan sağlığını tehdit ettiği gibi, şehire girişte de en çok dikkatleri üzerine çeken ve görüntü kirliliği ile çok olumsuz izlenimlerle, şehirin imajını kötü yönde etkilemektedir. Şehir akarsularının cazibe merkezi haline gelmesi için, nehrin ve diğer akarsuların mevcut durumundan bir an önce kurtarılması gerekmektedir. Doğal yapısı ile şehrin kuru havasını bir nebze nemlendiren, yumuşatan, şehre nefes aldıran, şehir merkeziyle bire bir yaşayan akarsular ve dere yataklarının rekreasyon proje çalışması ile dönüştürülmesi önem arz etmektedir.

Ekonomik öneme sahip olan, şehirle birlikte yaşayan akarsular, projelerin hayata geçmesiyle şehirde istihdam sağlayacaktır. Yıllardır atıl ve bakımsız olan bölge halkı ve misafirlerinin de dikkatini çeken bu utanç verici tablo, birçok defa ele alınmasına rağmen uygulamaya geçmemişdir. Sosyal belediyecilik anlayışı ile bir an önce hayata geçmelidir.

Bahsettiğimiz akarsuların, arıtma sistemleri ile temizlik ve koku sorunlarını çözerek ıslah çalışmaları ile su havzası özelliğinin korunması gerekmektedir. Peyzajlarla zenginleştirip, ekolojik park özelliği ile insanlarımızın vakit geçirecekleri, ekonomik öneme de sahip hizmetlere dönüşmelidir. Bu alanlarda engelli vatandaşların daha rahat faydalanabileceği mesire alanları, çay bahçeleri, yürüyüş parkurları, bisiklet yolları, çocuk oyun alanları, deniz bisikleti, kayıklar ve tekneler dahil edilerek kentlinin eğlence kültürüne renklilik katacak kültürel, sosyal bir proje hayata geçirilmelidir. Kentin sportif faaliyetlerini olabildiğince geliştirilmesi düşüncesi ile aynı zamanda spor ihtiyaçlarına karşılık verecektir. Kışın buz paten sporu ile

Kışın buz paten sporu ile yaz kış değerlendirilebilir bir öneme sahip hizmetlere dönüştürülmelidir. Ticari yapılar ile halkın el sanatlarını sergilemesi, pazarlaması amaçlanarak, şehir ekonomisi açısından yenilik ve bölge halkı için sağlıklı yaşam alanları gerçekleşmiş olur..

Bu hizmetin içselleştirilmesi için adımlar atılması, kentin dokusuna farklı bir renk katacaktır.

Yeni bir sitille kendine özgü, bölgenin kültürel, tarihsel miraslarına ve Ağrı’da ki demografik yapı donatısına uygun proje, çok yönlü tasarım özeliği ile Ağrı’nın yeni çehresi, kimliği olmalıdır.

İnşaat Danışmanı

YILLIK GENEL KURUL SONUÇLARI

Bu tasarım düşüncesi aynı zamanda sizin ve çevre için daha iyi evler inşa etmek için de geçerlidir. Yanıtımız, son derece kişiselleştirilmiş tasarım ve geliştirme için gelişmiş teknolojiyi uygulamaktı. TheBuilt’in çalışmaları arasında ticari ve bireysel bankacılık projeleri, finansal ve yatırım tesisleri, kurumsal iç mekan yer alıyor.

Daha Fazla Oku

×

Powered by WhatsApp Chat

× WhatsApp